İçeriğe geç

Suratta ne demek ?

Suratta Ne Demek?

Suratta ne demek, kim demiş, nerede demiş, biz ne zaman kullanmalıyız? Şu soruyu bir kere sormak bile insanın kafasında bir dolu soru işareti oluşturabilir. Herkesin bildiği ama aslında doğru anlamını pek de tam çözmediği bir kavram… Özellikle de İzmir gibi büyük ama bir yandan da “bütün her şeyin Esnaf Kafası”yla karıştığı bir şehirde yaşıyorsanız, “Surat atmak” terimi en azından bir iki kere gündeminize gelmiş demektir.

İşte ben de bu yazıyı, “Suratta ne demek?” sorusunun peşinden koşarken, kendi hayatımdan birkaç anekdotla biraz eğlenceli hale getirmek istiyorum. Surat atmak, surat asmak gibi kelimeler, her ortamda farklı şekillerde kullanılıyor. Kimisi bunu, sıkıcı bir durumda olan insanlara “surat asma” öğüdü verirken kullanıyor, kimisi de gerçekten suratına bakılacak gibi değil diye bahsediyor.

Suratta Ne Demek: Surat Atmak mı Surat Asmak mı?

Surat atmak veya surat asmak, temelde aynı şeyi ifade eden iki farklı versiyon gibi görünüyor ama aralarındaki farkı tam olarak bilemiyorum. Bir bakıyorsunuz, birisi çok kötü bir şey olmuş gibi “surat asıyor”, bir bakıyorsunuz, siz ya da bir başkası, “Ya, niye bu kadar surat atıyorsun?” diyor. Durum ne olursa olsun, suratta ne demek sorusu, kişisel olarak her zaman beni düşündürmüştür. Surat atmanın, bir durumu açıklamaktan başka bir şey olduğunu anlamak çok zaman alıyor. Hem de yıllar süren gözlemlerle!

Kendimi bir an düşündüm: Geçen gün ofiste, işler biraz stresliydi. Herkes başına işler yığılmış, herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tam o anda, takım arkadaşım Duygu, bilgisayarının ekranına bakarken birden surat asmaya başladı. İçimdeki ses dedi ki: “Duygu, ne yapıyorsun? Ne surat atıyorsun, işler bekliyor!” Ama bir yandan da içimdeki mizahçı ekledi: “Duygu’nun suratı o kadar asılmış ki, sanki Rusya’dan gelen soğuk bir hava dalgası gibi! Hadi ama, bu kadar dramaya gerek yok, her şey hallolur.”

Surat Atmak ve İroni: Gerçekten Surat Asmalı mıyız?

İzmir’de, şehirde yürürken, kafede otururken ya da bir grup arkadaşımla buluştuğumda, bu surat asma olayını sıkça gözlemlerim. Bazı insanlar, sanki dünyada tek dertleri surat asmakmış gibi dolaşır. Benim de en sevdiğim an, bu surat asmaların tam ortasında, karşındaki kişinin yüzüne “Suratta ne demek?” diye sormaktır. O anda bütün atmosferin nasıl değiştiğini gözlerimle görürüm.

Geçen hafta kafede otururken, tam karşımdaki arkadaşım Furkan, kahvesini içerken o kadar surat asıyordu ki, sanki dünyanın sonunu görmüş gibiydi. Hemen kendime sordum: “Furkan, neden surat atıyorsun? İyi misin?” Ama tabii, Furkan da sağ olsun, ona “Suratta ne demek?” diye sormamın komikliğinden hiç çekinmedi, o da gülerek bana “İşler yoğun abi, her şey üstüme geliyor, biraz stresliyim” dedi. Tam o anda içimdeki mizahçı söyledi: “Ooo Furkan, bu kadar surat asma, bana Yunan mitolojisinden bir Titan gibi görünüyorsun!”

Surat Atmak mı, Surat Asmak mı: Kendi İç Dünyamda Neler Oluyor?

Şimdi şöyle bir şey var: Suratta ne demek sorusunun ardında sadece bir kelime oyunu yok. O anki ruh halin, o günkü içsel modun, yaşadığın stresin ve hatta son birkaç haftada yaşadıklarının hepsi birleşerek o “surat”ı meydana getiriyor. Ama aslında, surat atmak, bazen vücut dilini anlamak, bazen de birinin ruh halini çözebilmek anlamına geliyor. Ne demek istediğimi anlayacaksınız, çünkü bazen arkadaşlarınızla, yemek yerken, ya da bir kafede sohbet ederken, aniden “surat asmaya başlamak” o kadar doğal bir şey olur ki, sanki hiç farkına varmazsınız.

Diyelim ki akşam arkadaşlarınızla dışarıda yemek yiyorsunuz ve biri size “yok bir şey, iyiyim” derken suratını ekşitiyor. Şimdi siz de içsel bir sorgulama yapıyorsunuz, çünkü o suratı o kadar anlamlı buluyorsunuz ki! Benim içimdeki analizci bu anlarda şöyle düşünüyor: “Bu surat ne kadar gerçek, bu adam gerçekten iyi mi yoksa başka bir şey mi var?” Gerçekten doğru anlamak bazen biraz zor oluyor.

Tabii ki, kendimi bu noktada ciddiye alıyorum; ama ne yazık ki, bu tür ruh halleri bazen yine insanın içinde biraz komik bir yer buluyor. Surat asma durumunu çözemediğinizde, içimdeki mizahçı devreye giriyor ve “Ya bu insanlar niye surat atıyor? 2 saat önce aynı kişiyle kahkaha atıyorduk!” diye gülümsüyorum.

Surat Asma ve Sosyal Yaşam: Kim, Neden, Ne Zaman?

Bu surat asma olayını bir de sosyal açıdan ele alalım. Surat atmak aslında biraz da sosyal bir davranış. Yani, birisi size çok büyük bir kötü haber verdiyse, ya da o gün kötü bir şey yaşadıysa, surat atması gayet normal. Fakat bazen, kimse kötü bir şey yaşamamışken sadece “surat asma” hakkını da kullanabiliyor! O an içimden şöyle bir şey geçiyor: “Ya, surat atma, ne yapıyorsun? Ortamı mahvediyorsun! Benim şekerim düştü, aklım karıştı falan filan desene!” Ama yine de içimdeki mizahçı kısmım gülümsüyor: “Belki Furkan, suratını asarak gizlice bir sanat eseri yaratıyor. Kim bilir!”

Sonuçta, sosyal medyada da aynen böyle işler. İnsanlar surat asmayı, zorlama gülüşleri ve beğenileri birleştirerek paylaşıyorlar. Hani ne derler, “Paylaştıkça artar!” diye. Bu, sosyal medyanın kendi kendine yaratığı bir fenomene dönüştü.

Surat Atmak: Farklı Durumlar, Farklı Anlamlar

Yazının başında biraz “komik bir gözlem” yapmıştık ya, biraz daha gerçekçi olalım. Suratta ne demek? sorusunun tam cevabını bulmam zor, çünkü bu kavram kişiden kişiye, ortamdan ortama değişen bir olgu. Yani siz birinin suratına bakarken, “Bu suratın anlamı ne?” diye sormak, bazen komik ama bazen de gerçekten mantıklı olabilir. Sonuçta, bazen surat asmak, gerçekten kötü bir ruh halinin göstergesidir, bazen de “Surat atmak” sadece çevreye bakarak bir tepkiyi göstermek için kullanılan bir yöntem olabilir.

Ben: “Ya ben de şimdi her şey yolunda diye surat asarsam, kimse beni anlamaz mı?”

İçimdeki mizahçı: “Tabii ki! Şu an surat atmaya başladığın an, gözlerindeki karanlık depremlerden bahsetmeye başlayabilirsin, dikkat et!”

Sonuç: Suratta Ne Demek, Ne Zaman Kullanılır?

Yani, suratta ne demek? sorusunun tam olarak kesin bir cevabı yok. Surat atmak, kişisel bir his, bir sosyal tavır ve bazen de çok basit bir refleks. Gülerek, dalga geçerek ve bazen de şeytani bir mizah ile her durumu geçiştirebiliriz. Ama en nihayetinde, bu gibi durumları anlamak, sadece başkalarının ruh halini değil, kendi suratımıza da bakmamızı gerektiriyor. Çünkü bir gün bizim de suratımızın asıldığını fark edebiliriz! O yüzden, bu kadar ciddi olmadan, bazen de sadece kafayı takmamak gerek!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://dolmoney.com.tr https://asiacell.com.tr https://tarkov.com.tr Sitemap
vdcasinogir.net
şişli escort
Sitemap
vdcasinogir.net