“Misak-ı Milli” Nasıl Yazılır? Toplumsal Bellek, Cinsiyet Rolleri ve Dilin Gücü Üzerine Bir Okuma Bir araştırmacı olarak toplumsal yapıların birey üzerindeki etkisini anlamaya çalışırken en çok fark ettiğim şey, dilin yalnızca iletişim aracı olmadığıdır. Dil, bir toplumun hafızasıdır; geçmişini taşır, kimliğini kurar, geleceğini şekillendirir. Bu nedenle “Misak-ı Milli nasıl yazılır?” sorusu sadece bir imla sorusu değildir. Bu soru, aynı zamanda bir toplumsal bellek ve kültürel aidiyet meselesidir. Doğru Yazım: “Misak-ı Milli” Misak-ı Milli, Türk Dil Kurumu’na göre bitişik olmayan, araya kısa çizgi (-) konularak yazılan özel bir isimdir. Bu ifade Arapça kökenli “misak” (ant, sözleşme) ve “milli” (ulusal) kelimelerinden oluşur.…
8 YorumEtiket: bir
Karayemiş Kurusu Şekere İyi Gelir mi? Erkek Stratejisi, Kadın Empatisiyle Tatlı Bir Savaş! Şeker meselesi var ya… İşte o, tatlı bir beladır! Kimimiz sabah kahvemizi şekersiz içemeyiz, kimimiz akşam tatlısız uyuyamayız. Ama ne zaman ki doktor “Şekerin yüksek” der, o zaman tatlıyla aramıza duvarlar örülür. İşte tam da bu noktada, Karadeniz’in mis kokulu süper kahramanı sahneye çıkar: Karayemiş kurusu! Peki ama bu minik mor mucize, gerçekten şekere iyi gelir mi? Gelin bu meseleyi biraz stratejiyle, biraz empatiyle ama bolca kahkahayla ele alalım. Erkekler: “Çözüm Basit, Karayemiş Ye, Kurtul!” Erkek dünyasında işler nettir. Problem varsa çözüm de vardır. “Şekerim çıktı.” dersin,…
8 YorumAllah’a Hamd Etmek Nasıl Olur? Şablon Ezberleri Yıkmadan Olmaz! Kısa cevap: Hamd, dilde başlar; kalpte doğrulanır; eylemle ispatlanır. Dil var, eylem yoksa — o hamd değil, slogan. Bu yazı bir iddia ile başlıyor: “Elhamdülillah” demek, tek başına hamd değildir. Kelimeyi kaç kez tekrarladığınız değil, o kelimenin sizde dönüştürdüğü adalet, merhamet ve sorumluluk duygusudur ölçü. Eğer hamd, hatıra paylaşımı gibi “güzel bir söz”e indirgenirse, inancı zayıflatır; çünkü içi boş bir ritüel, insanı sahicilikten uzaklaştırır. Tartışmayı buradan açıyorum. Sorunun Çekirdeği: Hamd mı, Aliyatta Duran Etiket mi? Günlük dilde “Allah’a hamd olsun” çoğu zaman bir sonuç cümlesi olarak atılır: sınav kazanınca, iş bulununca,…
14 YorumEn Eski Çocuk Oyunları Nelerdir? Geçmişin İzinden Geleceğe Merhaba sevgili okurlar! Bugün, hepimizin çocukluk anılarında yer eden, bazılarımızın belki de yıllarca oynadığı oyunlara farklı bir açıdan bakacağız. Çocuk oyunları, sadece eğlenceli aktiviteler değil, aynı zamanda çocuk gelişimi ve toplumsal yapılarla ilgili derin izler bırakır. Peki, geçmişteki çocuk oyunları nasıl bir anlam taşıyor? En eski çocuk oyunları nelerdir ve bunlar nasıl evrilerek günümüze kadar geldi? Gelin, bu konuyu bilimsel bir bakış açısıyla keşfetmeye başlayalım. Çocuk Oyunlarının Evrimi Çocuk oyunları, insanlık tarihinin başlangıcından beri var olmuştur. Antropologlar ve psikologlar, çocukların oyun yoluyla dünyayı keşfettiklerini ve öğrenme süreçlerinin büyük bir kısmının oyunla şekillendiğini…
8 YorumBaşlık: İnsan Kaç Yaşında Hatırlamaya Başlar? Bir Hatırlama Maratonu! Hatırlama, hayatımızın en ilginç ve bazen en karmaşık yönlerinden biri. Hani, “Yıl 2005, seninle orada çok eğlenmiştik!” dediğinizde, o anı gerçekten hatırlayıp hatırlamadığınızı sorgularken, aslında beyninizin oyunlarına mı düşüyorsunuz yoksa o anı gerçekten unutmuş mu oluyorsunuz? Çocukken bir şeyleri unuttuğumuzda, hep derlerdi: “Beynin küçük, sonra hatırlarsın.” Peki ama, gerçekten ne zaman hatırlamaya başlıyoruz? Hadi gelin, bu “hatırlama” işine bir göz atalım! Erkekler Çözüm Odaklıdır, Kadınlar İse Empatik… Ama Biz Her İki Tarafı da Sevdik! Düşünün, bir erkek ve bir kadın küçük yaşlarda bir olay yaşıyorlar. Kadın, o anı hatırlayıp herkesle paylaşıyor.…
12 YorumTCK 207/1 Maddesi: Psikolojik Bir Mercekten İnceleme İnsan Davranışlarının Derinliklerine Yolculuk: TCK 207/1’in Psikolojik Yansımaları Bir psikolog olarak, insan davranışlarını çözümleme süreci her zaman heyecan verici olmuştur. Bazen, görünmeyen bir duygusal ya da bilişsel mekanizma, en sıradan bir hareketi bile karmaşık bir yapıya dönüştürebilir. Bu yazıda, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 207/1 maddesini ele alacak ve bu yasal düzenlemenin psikolojik boyutlarını keşfedeceğiz. TCK 207/1, “kişinin hürriyetinden yoksun kılma” suçunu tanımlar ve özellikle ceza hukuku açısından önemli bir yere sahiptir. Ancak, bizler için asıl soru şudur: İnsan psikolojisi, hürriyetin kısıtlanmasının, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde nasıl bir etki yaratacağıdır? Belirleyici Duygular:…
6 YorumHaşim Ne Demek Edebiyat? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Derinlemesine Bir Bakış Edebiyat dünyasında her kelime, yalnızca anlam taşımakla kalmaz; aynı zamanda derin bir kültürel bağlamı da içinde barındırır. Bugün, Türk edebiyatında sıkça karşılaştığımız ve anlamı çok katmanlı olan bir terimi, “Haşim”i ele alacağız. Belki de bu kelime, birçoğumuz için ilk başta sadece bir isim gibi görünüyordur, fakat aslında “Haşim” edebiyatımızda çok daha fazla şey ifade eder. Hadi gelin, bu terimi hem küresel hem de yerel açıdan inceleyerek, farklı kültürlerde nasıl algılandığını ve edebiyat dünyasında ne tür izler bıraktığını keşfedelim. Haşim Ne Demek? Türk edebiyatında Haşim, aslında bir isim olmakla birlikte,…
10 YorumKişi Ne İçin Gönüllü Olur? Felsefi Bir Bakış Felsefe, her zaman dünyayı ve insanın içinde bulunduğu durumu sorgulama ve anlam arayışı olmuştur. Peki, bir insan niçin gönüllü olur? Bir kişinin gönüllü olma kararı, aslında ona dair derin felsefi sorulara işaret eder: Yardım etmek için mi, yoksa kendini göstermek için mi? Kişisel çıkarlar mı ön plandadır, yoksa toplumsal bir sorumluluk mu? Gönüllü olmak, sadece bir bireysel seçim mi, yoksa toplumsal ve etik bir yükümlülük mü? Bu yazıda, kişinin neden gönüllü olduğu sorusunu, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden ele alacağız. Gönüllülük ve Etik: Yardım Etmek mi, Kendisini Gösterme mi? Felsefenin belki de…
10 YorumGaziantepli Kardeşler Sahibi Kimdir? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir Eğitimci Perspektifi Bir insanın öğrenme süreci, hayatında dönüşüm sağlayacak en önemli yolculuklardan biridir. Öğrenme sadece bilgi edinmek değil, aynı zamanda kişisel ve toplumsal değişimi de beraberinde getirir. Her birey, kendi deneyimleriyle şekillenen bir öğrenme yolu izlerken, toplumsal bağlam ve pedagojik yöntemler de bu süreci derinleştirir. Gaziantepli Kardeşler gibi yerel bir markanın sahibi kimdir sorusu, bu tür bir öğrenme yolculuğunu sembolize eder; çünkü her başarılı işin arkasında sadece ticaret değil, derin bir eğitim ve öğrenme süreci yatar. Gaziantepli Kardeşler Sahibi Kimdir? Gaziantepli Kardeşler, Türkiye’nin dört bir yanına yayılan meşhur bir tatlı markası…
14 Yorum%1’lik Çözelti Nasıl Hazırlanır? Bir Hikâyenin Derinliklerinden Çıkan Bilgi Bir sabah, güneşin ışıkları pencerenin arasından sızarken, Merve mutfağında bir kavanoz su ve bir miktar kimyasal maddeyle uğraşıyordu. O sırada yanında oturan Ali, gözlüklerinin üzerinden Merve’yi izliyor, fakat zihninde başka bir düşünceyi sorguluyordu: “Bunu nasıl başaracak?” Merve’nin biraz kafa karıştırıcı bir sorusu vardı: “%1’lik çözelti nasıl hazırlanır?” Ali çözüm odaklı ve analitik bir şekilde hemen devreye girmeye hazırdı; ama Merve, daha derin bir anlam arayarak, her adımda bir şeyler öğrendiğini hissetmek istiyordu. Bu sorunun, yalnızca bir laboratuvar sorusu olmadığını biliyordu. Merve’nin Hikayesi: Empati ve İlişkilerle Çözüm Arayışı Merve, her zaman en…
14 Yorum