Alamet-i Harika Ne Demek?
İzmir’in sokaklarında bir espri ve anlam arayışı
İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşımdayım, hayatımda birkaç kelimeyle insanları güldürebilmek gibi bir yeteneğim var. Ama gelin görün ki, kafamda sürekli bu esprilerin arkasındaki derin anlamları tartışıyorum. Evet, insan bir yandan komik olmak zorunda, ama diğer yandan derin anlamları çözme çabası da bitmiyor. Bugün de o iki zihin hali arasında gidip gelerek, hepimizin duymaktan aşina olduğu ama bir türlü “ne demek?” diye sormaya cesaret edemediği o terimi konuşacağız: Alamet-i harika ne demek?
—
Alamet-i Harika’nın Esansına Yolculuk
Bir gün, kahve içerken birdenbire arkadaşım Sinan, caddede gördüğü büyük bir tabela hakkında “Vay be, bu tam bir alamet-i harika” dedi. Tabela bir dönerci dükkanına aitti, dönerin dev gibi bir resmi ve yazı olarak da “Çeyrek Yüzyılın Döneri!” yazıyordu. Ben de hemen cevap verdim: “Sinan, ne alaka, dönerin harikası ne? Alışverişte iyi teklif mi sunuyor?”
Sinan dönüp bana bakarak, “Hani bunun gerçekten harika bir şey olduğunu düşündüğümde tam da onu diyorum. Şu an yaşadığımız dünyada en iyi döneri ben yedim ve bence bu, harika bir işaret!” dedi.
Ve o an, kafamda dev bir ampul yandı: Alamet-i harika ne demek?
Çünkü bence aslında alamet-i harika demek, sıradan bir şeyin, sıradışı bir anlam taşıyor gibi gösterilmesidir. Ama bu kadar derinlemesine gitmeden önce, bu kelimenin etimolojisine bir göz atmam gerekti. Zira kafamı kurcalayan bir şey var: Bu kelimenin gerçek anlamı ne?
—
Kelimeyi Parçalayalım: Alamet-i Harika Nedir?
Şimdi, derinlemesine bir araştırma yapalım. Kelimeyi parçalayarak anlayalım.
“Alamet”, Arapçadan gelmiş, işaret, belirti anlamına gelir. “Harika” ise, harikulade, olağanüstü anlamında kullanılır. Yani, birleştirdiğimizde alamet-i harika dediğimizde, karşımıza “olağanüstü bir işaret” çıkıyor.
Bunu bir çırpıda açıklayabiliriz: Alamet-i harika demek, hayatımıza bazen ilginç, bazen garip, ama her zaman etkileyici ve sıradışı olayların girmesidir. Örneğin, sokakta yürürken birdenbire en sevdiğin eski şarkı çalmaya başlarsa, ya da beklenmedik bir anda tanımadığın birinden aldığın bir ilginç hediye, işte o an alamet-i harikadır.
Herkesin hayatında böyle bir an vardır değil mi? Mesela şu an seni gerçekten düşündüren, “Acaba bu bir işaret mi?” dediğin bir olay… O zaman buna gerçekten bir alamet-i harika diyebiliriz. Ama tabii ki, normalde kimse bu kadar derinlemesine analiz yapmaz.
—
“Alamet-i Harika” Sokakta Karşınıza Çıkarsa…
Ali: “Günaydın, hadi kahve içmeye gidelim.”
Ben: “Bana göz var nizam var diyorlar, bakayım nereye gidiyoruz.”
Ali: “Ne alaka?”
Ben: “Ağır bir alamet-i harika var, bir şeylerin işareti. Bir bak, belki ‘süper kahve’ ile karşılaşırız.”
Ali: “Abi, senin kafada başka işler dönüyor, gel bir kahve içelim.”
Bazen sokakta bu tip şeyler olur. Kafanıza bir şey takılır, “Acaba bu harika bir işaret mi?” diye düşünürken, birden fark edersiniz ki her şey aslında çok basittir. Ama o an bir şeyin alamet-i harika olup olmadığını çözmeye çalışırken, kendi iç sesinizi duyarsınız: “Hayat, derin bir şaka.”
—
Alamet-i Harika’nın Duygusal Boyutu
Aslında alamet-i harika dediğimizde, bu sadece dışsal bir olay değildir. İçsel bir yolculuk, bir anlam arayışıdır. Belki de bu yüzden, bazen garip bir şekilde birinin “harika” dediği şey bizi daha çok düşünmeye iter. Ama düşünmek başka bir şey, şüpheye düşmek bambaşka bir şey. Bu kavram, belki de bir şeyin anlamını görmek için biraz çaba harcamamız gerektiğini anlatıyor. Bazen bir olay ya da durum, yüzeyde sıradan görünür, ama o olaya dair gözlemler yapınca bir anlam kazanır.
Bu, bir İzmirli olarak kendi gözlemim. Yaşadığın şehirde bazı insanlar bir şehri ne kadar sevdiğini, sadece 10 saniye içinde, küçük ama anlamlı cümlelerle gösterirler. Bu anlamlar bazen alamet-i harika olur.
—
İzmir Sokaklarında Alamet-i Harika Aramak
Bir gün, akşam yorgun bir şekilde iş yerinden çıkarken, en sevdiğim kafeye doğru yürüdüm. Caddede bir grup çocuk top oynuyordu. Biri topu fırlattı, top bizim sokak lambasına çarptı ve ışıklar bir anda gitti. Ne olduysa oldu, ama aniden karanlık bir sokakta kaldım.
“Bana bak,” dedim, “sanırım hayat, biraz alamet-i harika gönderiyor.”
Karanlık bir sokağın ortasında, topun vurduğu ışıkla her şeyin anlam kazandığı bir anda alamet-i harika demek, evet, böyle bir şey.
Şehirdeki ışıklar her zaman sabah 5’te olduğu gibi bir şekilde yanmaya devam eder. Fakat, bazen hayatın karmaşası içinde bir şey dikkatini çeker, işte o an, alamet-i harika olarak nitelendirilebilecek bir fırsattır. Topla kafama vurması bir anlam taşımasa da, o an dikkatimi veren şey, hayatın sürekli sıradanlıkla dolu olmadığıydı.
—
Sonuç: Her Gün Bir Alamet-i Harika Arayın
İzmir’de bir genç olarak bazen her şeyin sıradan olduğunu düşünseniz de, aslında bir adım attığınızda her şeyin ne kadar alamet-i harika olabileceğini görebilirsiniz.
Alamet-i harika demek, bence sadece büyük olaylar için değil, günlük küçük ayrıntılar için de kullanılabilir. Her an, her küçük espri, her kısıtlı karanlık sokağın sonunda yeniden ışığın doğması bir alamet-i harikadır. Eğer bir gün bir arkadaşınız size “Aman bu ne ya, Alamet-i harika falan?” derse, bunu basitçe “Sadece eğleniyor, biraz düşün ve hayatın harika yanlarını gör” diye anlayabilirsiniz. Zira her bir “alamet-i harika” bir hikâyenin başlangıcıdır.
—
İzmir’in sokaklarında, her şeyin derin anlamını bulmak, belki de en keyifli şeydir. Çünkü bazen, hayatta en önemli anlam, fark etmediğimiz, arada kaybolan detaylardadır. Ve belki de bu yüzden her gün yeni bir alamet-i harika keşfetmeye değer.